BKM Blog

Girişimci dostu bir şirkette çalışmak

startup-dostu

Bir pazartesi sabahı haftanın ilk toplantısında misafirimiz olan Türkiye’nin büyük şirketlerinin birinin genel müdürü: “Biz de girişimciler ile yakın çalışmak istiyoruz.  Bunun için tavsiyeniz olur mu? Nereden başlayalım?” diye soruyor…

BKM’nin ortaklık yapısı ve bankalar tarafından kurulmuş bir şirket olması herkese eşit mesafede davranmasını gerektirir. Her zaman sektörden gelen soruları kimden gelirse gelsin aynı bilgi ve deneyim ile yanıtlamakta ve sorunların üzerine ciddiyetle gitmektedir. Özellikle nakitsiz ödemeleri hayata geçirecek her projeye kapısı açıktır. Bu yaklaşım BKM’nin girişimcilerle olan ilişkisine de yansıdı, girişimcilerin sıkça ziyaret ettiği ve fikirlerini paylaştığı bir şirket haline geldik.

BKM’de başta iş geliştirme, ürün geliştirme ve bilgi teknolojileri ekipleri olmak üzere tüm ekipler girişimcilere dostça yaklaşır. Son yıllarda yoğunlaşan bu yaklaşım sonucunda, Corporate Startup organizasyonu tarafından bu yıl ilk kez yayınlanan “Startup Dostu Şirketler” listesinde 1. sırada yer aldık.

Bir profesyonel olarak girişimci dostu bir şirkette çalışmak nasıldır? Bunun ip uçlarını 7 adımda özetleyelim.

(1) Girişimcilere hızlı yanıt veririz, hemen görüşme ayarlarız.

Girişimciler doğrudan veya bir referans ile bizlere ulaşırlar. Bazen bir e-postada bazen ise Linkedin hesabımıza bir mesaj ile projelerini anlatırlar. Haftalar sonraya değil mümkün olan en kısa zamanda randevu veririz. İlk defa görüştüğümüz bir girişimcinin şu yorumunu hatırlarız: “Size mesaj atınca şaşırdık, aynı gün dönüş yaptınız ve şimdi buradayız”.

(2) Vakit ayırır ve dinleriz.

Dünyada her 20 girişimden sadece biri başarılı oluyor. Ülkemizde de oran yaklaşık olarak aynı. Karşımızdaki kişi belki bir kaç ay sonra girişimini kapatacak belki de bir kaç yıl sonra Türkiye’nin en başarılı, milyonlarca dolar yatırım alan bir girişimin kurucusu olacak. Bunu bilmiyoruz ancak onun bu heyecanını biz de yaşıyoruz ve bu yolculuğunu yüzyüze tanışarak görmek istiyoruz. Türkiye’de şirket kurmak için yurtdışından gelen ve ilk görüşmemizde sırt çantası ile daha çok meceracı bir girişimci izlenimi veren bir kişinin ilerleyen yıllarda büyük yatırımlar aldığını gördük. Veya tam tersi “Sizinle konuştuktan sonra iş modelimizi pivot ettik” diyenler oldu. Hepsi bizim için dinlemeye değer projelerdi. Toplantıyı asla kısa tutmaya çalışmadan, zamanımızı girişimi ve girişimciyi yakından tanımak için ayırırız.

(3) Birlikte neler yapabiliriz?

Kazan kazan durumu bulmak mümkün mü, diye düşünürüz. Nakitsiz ödemeleri artıracak, kart kullanımda farkındalık yaratacak, temassız kart kullanımı, e-ticareti büyütecek, alışveriş güvenliğini artıracak bir girişim var ise BKM’nin ürünleri ile nasıl entegre edilebilir diye düşünürüz. Bir işbirliğinin yasal çerçeveye uygunluğuna, teknolojik olarak uygulanabilirliğine ve iletişim olarak duyurulabilirliğine birlikte bakarız. Kart sahipleri ve işyerlerinin bu işbirliğinden nasıl kazançlı çıkacağını tartışırız. Çevik olmak için küçükten başlayıp denemeler ile işbirliğini büyütmeyi deneriz. “Bu iş tutmaz” demeden, her fikri mutlaka denemeye değer buluruz.

(4) Birlikte iş yapma imkanımız yoksa?

Eğer girişim ile doğrudan iş yapma imkanımız yoksa bunu vakit kaybettirmeden ve açıkça girişimci ile paylaşırız. Bu aşamadan sonra iki yönlendirme yaparız.

  1. Ne yapsalardı, çözümlerini nasıl değiştirselerdi, ilgimizi çekerdi. Bunu paylaşırız ki projelerini revize etme imkanları olsun.
  2. Projeleri bu haliyle hangi bankanın, işyerinin veya kurumun ilgisini çekebilir, bunu paylaşırız. Eğer tanışmak isterlerse bu kurumlarla girişimciyi tanıştırırız.

(5) Gördüğümüz güçlü ve zayıf yönleri açıkça söyleriz.  

Girişimciler fikirleriyle ilgili meydan okumayı ve sorgulanmayı severler. Projeyle ilgili kendi deneyimimize göre güçlü ve zayıf yönleri açıkça paylaşırız. Böylece eğer gerçekten tekil bir avantaja sahip bir iş kurduklarını düşünüyorlarsa bunu bizimle teyit etmiş olurlar. Zayıf olarak gördüğümüz yönler genellikle şu alanlarda olur; bu ürün için yeterli bir pazarın varlığı, ürünün çözmeye çalıştığı problemin gerçekliği ve önemi, regülasyona uyumda dikkat edilecek noktalardan ve sorumluluklardan haberdar olup olmadıkları.

(6) Taş yerinde ağırdır!

Taş yerinde ağırdır, demeyiz. Ofis dışına çıkar, mümkünse girişimcileri kendi ofislerinde ziyaret ederiz. Aynı havayı soluyup, aynı mekanda olmaya çalışırız. Toplantılarımızı alternatif mekan olarak Kolektif House Levent’teki ofisimizde yaparız.

(7) Bu altı davranışa ilave belki de en önemlisi, girişimin “müşterisi” oluruz. Sitesine üye olur, mobil uygulaması varsa indirir, sosyal medya hesabını takip ederiz. Böylece girişimi dışarıdan değil içeriden tanırız. Verdiği hizmet kalitesini, iletişim dilini ve hızını bizzat görürüz. Bu deneyim, işbirliği yapmak kararımızda etkili olur.

Endeavor Türkiye, TOBB Genç Girişimciler Kurulu ve Özyeğin Üniversitesi ile birlikte düzenlenen Corporate Startup Summit’in başlattığı girişimci dostu şirketler ödülü her yıl daha fazla önem kazanacak. Türkiye’nin vergi şampiyonu, en yüksek sayıda istihdam sağlayan, çevre dostu ve ihracat şampiyonu şirketleri ödülleri gibi çok değerli bir ödül haline gelecek. İleride girişimci dostu olmayan şirket kalmayacak. Şimdiye kadar girişimcilerle yakın çalışmamış olan kurumların gerekçesi kendi ana faaliyetlerine odaklanması ve vaktini operasyonlarına ayırmasıydı. Oysa bugün girişimcilere ulaşmanın pek çok zahmetsiz ve hızlı yolu var. Kurumların farkındalığı artığında randevu alma isteğinin tersine döneceğini, büyük kurumların yeni kurulan girişimlere ulaşmaya çalışacağını göreceğiz. Hangi sektörde olursanız olun, girişimcilerin yüksek enerjisinden karşılıklı yararlanmak için girişimcilere kapılarınızı açmanızı samimiyetle tavsiye ediyoruz.

Okyar Tahaoğlu