BKM Blog

Günlük hayatta temassız ödemenin yeri

Günlük hayatınızı düşünün, işe gitmek üzere evden çıkıyorsunuz karşınıza ödeme yapmak zorunda olduğunuz sizi duraksatan bir sürü “engel” çıkıyor. Kahve almak istiyorsunuz, taksi kullanmak istiyorsunuz, metroya binerken atıştırmak için hızlıca bir şeyler almak istiyorsunuz vs. Gününüzün en önemli saatleri bu gibi alışverişler ile geçiyor. Tüm bu işlemlerin saliseler içinde gerçekleştiğini ve hayatı kovalamak zorunda kalmadığımızı düşünsenize.

Hız her zaman insanların tutkusu olmuştur, birşeyin hızlı oluşu aklımızda onu her zaman bir adım öne taşımıştır. Hızlı yaşamak, hızlı araba, hızlı öğrenmek, bir şeyleri hızlı yapabiliyor olmak…

Hızın bu kadar önemli olduğu bir zamanda insan hayatının her saniyesi ayrı önem taşıyor. Bu hızla değişen çağa ayak uydurmak için de tek yapabileceğimiz aynı şekilde hızlı olmak. İşte tam bu noktada temassız ödeme sistemleri bize beklemeyi unutturuyor ve hayatımıza hız katıyor.

Günümüz dünyasında temassız ödemenin payı gün geçtikçe artıyor. Verimi, güvenliliği ve hızı günümüz ekonomisinin dönüm noktaları arasında. Temassız ödeme, işlemleri daha hızlı yapmayı ve POS-terminal ile müşterinin ödeme için kullandığı cihaz arasındaki iletişimi sağlıyor. Temassız ödemenin 2016’da kalkışa geçeceği ve NFC yani Near Field Communication( ve Türkçe ismiyle Yakın Alan İletişimi) işlemlerinin dünya çapında 74 milyar dolara vuracağı beklenmekte. Çalışmalar, bu kanal yoluyla harcamaların da artacağını gösteriyor ki bu da bankalar için belirgin değerde bir büyüme fırsatı.

Bu noktada Türkiye, Avrupa ülkelerine bakıldığında temassız ödeme alanında en gelişmiş ülkeler arasında yerini alıyor. Temassıza geçiş tüketici farkındalığı, avantajları anlama ve teknik alışkanlıkların değişmesi açısından zaman almakta. Kartların temassız özelliğinin insanlarda yarattığı bariyerlerin önüne geçilip, farkındalığı arttırarak temassız kart kullanımının arttırımı hedefleniyor.

Temassız kart denildiğinde akla en çok şifresiz alışveriş ve kullanım geliyor, bu da acaba güvensiz mi sorusunu doğuruyor. Halbuki giderek yaygınlaşan kullanım gösteriyor ki temassız ödeme güvenli ve asıl kullanım nedenleri hızlı, pratik oluşu ve şifre girme zahmetine girmiyor olmamız. Temassız kartlarla ödemelerinizi 50 TL’ye kadar şifresiz, 50 TL üzerinde ise yine temassız ama şifreli yapabiliyorsunuz. Temassız ödemelerinizi üst üste şifresiz olarak sınırlı adette yapabilirsiniz; bankanız tarafından belirlenen şifresiz temassız işlem sınırına ulaştığınızda kartınız sizi kart sahibinin siz olduğunu doğrulayacağınız şifreli işleme yönlendirir. Kısacası, tüketici kafasındaki şifre bariyerini kırdığı ve temassız ödemenin belli bir sınırı olduğu bilincine vardığı takdirde ikinci en büyük sorun olan alışkanlık yaratılmamış olma bariyeri de böylelikle aşılabilir.

Artık sinemalarda ödeme sırasında daha müşteri kartını çıkarmadan çalışan “Temasız var mı?”  diye soruyor. Bu algı ve alışkanlık karşılıklı bir biçimde hem üye iş yerlerinde hem de kullanıcılarda oluşmaya başlıyor. Giderek artan bu arz- talep döngüsü de temassız kartların yayılmasındaki en büyük destekçi.

Temassız ödeme teknolojisi, insan hayatının kalitesini arttırmak ve dinamiğini korumak için bu hızı daha çok insanın hayatına sokmayı hedefliyor. Uzun lafın kısası, ister dükkan sahibi esnaf olun ister kart sahibi, hayatı hızlandıran ve kolaylaştıran teknolojiler hepimizin vazgeçilmezi olacak.

Günümüz dünyasında, artık çalışanlar kartlarınızı değil yüzlerinizi hatırlayacaklar.

Şimdi kendi gününüzü düşünün, bir gününüz temassız olsa nasıl olurdu?

Yazar: Burcu Sarıer