BKM Blog

Teknolojinin büyüsü: Kullanıcı deneyimi

Kullanıcı deneyimini bir kullanıcı gözünden nasıl tanımlarız? Özetle ürün/hizmetini kullandığımız firmaya karşı hislerimiz, bir problemle karşılaştığımızda bunu çözme konusundaki yaklaşımları, bize karşı kullandıkları dil, ürünlerini kullanırken ve kullandıktan sonraki duygularımız diyebiliriz.

Ödeme sistemleri olarak kullanıcı deneyimine baktığımızda ise ödemeyi tek başına değerlendirmek yerine tüm alışveriş deneyiminin küçük ama sevimsiz bir parçası olduğunu kabul ederek başlayabiliriz. İşte bu nedenle de bu aşamayı mümkün olduğunca iyileştirmek hatta görünmez hale getirmek ödeme sistemlerinde çalışan hemen herkesin ortak hedefidir.

Ödeme sistemlerinde en iyi kullanıcı deneyimi deyince aklımıza genellikle ilk olarak Uber, WeChat geliyor. Gerçekten de görünmez ödemelerin en iyi örneği diyebileceğimiz bu uygulamalar çıtayı bir üst seviyeye taşıdı. Peki ama bunlar dışında kullanıcı deneyiminin çok iyi olduğu başka hangi örnekler var?

Mart ayının son haftası katıldığım bir panelin konusu “Geleceğin Ödeme Yöntemleri” idi. İspanya, Norveç, İngiltere’den bankaların, servis sağlayıcı ve girişimcilerin de bulunduğu panelde “Size göre ödeme sistemlerindeki en iyi kullanıcı deneyimi nedir” diye sorulduğunda katılan herkesin verdiği yanıt ortak oldu: “Temassız ödemeler!”

Gerçekten de ister plastik kartınızla yapın ister cep telefonunuzla, mili saniyeler içerisinde tamamlanan çok kolay bir deneyim var ortada. Bugün ülkemizde her 4 terminalden 1’i, her 3 karttan ise 1’i temassız işlem özelliğine sahip. Buna rağmen temassız işlem adetleri hala istenen seviyede değil. Geçen yıl boyunca gerçekleşen temassız işlemlerin sayısı, tüm kartlı işlemlerin sayısı göz önüne alındığında hak ettiği noktanın çok gerisinde bir oran teşkil ediyor. Diğer yandan mobil temassız deneyimi sunan 6 bankamız var ve bu çözümlerin her birinin çok iyi müşteri deneyimleri var.

Elimizde bu kadar iyi bir deneyim varken, bunu içselleştirmeden, avantaj ve dezavantajlarını görmeden bir sonraki adımı tasarlamaya çalışmak yürümeyi öğrenmeden koşmaya benziyor. Mutlaka zamanın çok değerli olduğu, kullanıcı alışkanlıklarının ve deneyiminin sürekli değiştiği, dijitalleşmenin kaçınılmaz olduğu günümüzde yeni çözümler yaratarak en iyi kullanıcı deneyimine ulaşmaya çalışacağız. Ancak sadece bu çalışmaları yaparken mevcut çözümleri de mümkün olduğunca denemeyi, kullanmayı, gözlemlemeyi ihmal etmemeliyiz.

656089

FinTech 101 üçüncü dönem katılımcıları sertifikalarını aldı

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) ve FinTech İstanbul tarafından düzenlenen ve FinTech ekosistemine giriş niteliği taşıyan eğitim programı üçüncü kez öğrencilerini ağırladı ve düzenli olarak eğitimlere katılan 50’ye yakın katılımcı düzenlenen bir törenle sertifikalarını aldı. “FinTech nedir” sorusuyla başlayan eğitim programı boyunca katılımcılar, yerli ve yabancı FinTech ekosistemini tanımanın yanı sıra ödeme şemaları, blockchain, regülasyonlar, kişisel verilerin korunması, siber güvenlik, girişimcilik, yatırımcılara sunum ve başarılı FinTech girişimleriyle bir araya geldikleri 12 ders gerçekleştirip toplamda 36 saat eğitim aldılar.

 Mobil ödemelere güven artıyor

Mastercard tarafından bu yıl beşincisi yayınlanan “Dijital Ödemeler” araştırmasında, akıllı telefon ve dizüstü bilgisayarlar üzerinden yapılan ödemelerdeki artış dikkati çekerken, araştırma sonuçlarına göre yeni ödeme çözümleriyle ilgili sosyal paylaşımların yüzde 75’ini mobil ödemelerin oluşturduğu tespit edildi.

Mağaza alışverişlerinde, online alışverişlerde ya da uygulama içi satın almalarla ilgili 2 milyondan fazla kişinin mobil ödemelerden bahsettiği ve paylaşımlarında etiketlediği görülürken, bu paylaşımların yüzde 84’ü Twitter’da gerçekleşti. Ödemenin ötesinde tüketiciler artık mağaza sadakat kart uygulaması, kapalı döngü toplu taşıma sistemleri gibi ek hizmetlerin de mobil ödeme aracılığıyla yapılabilmesini istiyor.

FinTech için uluslararası standartlar geliyor

Uluslararası Standartlar Organizasyonu (ISO), FinTech alanındaki kriterleri belirlemek için bir çalışma grubu kurdu. ISO Finansal Servisler Komisyonu bünyesinde kurulan TAG (The FinTech Technical Advisory Group); finansal kuruluşlar, regülasyonu belirleyen kurumlar, tedarik zinciri şirketleri ve FinTech şirketleri arasında proaktif bir diyalog ortamı kurmayı amaçlıyor. Paydaşlarla yapılan görüşmeler ve sonrasındaki hazırlıklarla FinTech için tavsiye kararlarını açıklayacak olan grubun temel hedefleri ise şu şekilde sıralanıyor:

* Kamu kurumları dahil olmak üzere FinTech toplulukları ve ISO’nun boşlukları doldurma ve eğitim için birlikte hareket etmesi

* Belirlenecek standartların mümkün olduğunca yaygınlaştırılması ve bunun teşvik edilmesi

* Ortak sorunlar belirlenerek tutarlı çözümler üretilmesi

* Finansal hizmetler standartları için güçlü bir iletişim platformu kurularak bilgi paylaşımı sağlanması

AB, kripto para birimlerini hedef tahtasına koydu

Avrupa Parlamentosu Kara Para Aklama Yönetmeliği (AMLD) kapsamında anonim kripto para birimlerine sınırlama getirmek için kolları sıvadı. AB’nin dijital para birimlerini düzenleme gayretlerinin çoğu AMLD değiştirilerek yürürlüğe girebilir. Henüz karar alma sürecinin başında olan bu yeni öneriyle Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu’nu, Bitcoin ve diğer dijital kripto para birimleriyle doğrudan ilgili birkaç değişikliği değerlendirmeye çağırıyor.

Raporda şöyle bir ifade yer alıyor:

“(Parlamento) vergi kaçakçılığı ve kara para aklamaları için izinsiz Blockchain uygulamalarının, özellikle Bitcoin’in artan kullanımından endişe duyuyor; komisyonu bu süreçte bitcoin ve türevlerinin rolünü araştırmaya çağırıyor.”

 

Kaynak: FinTechIstanbul.org