BKM Blog

Basit Yaşa, Büyük Düşün!

Teknolojinin hayatımızın her alanında yaygın bir şekilde yer alması iyi mi kötü mü diye uzun süredir düşünüyorum. Çevremde teknoloji muhteşem hayatımı kolaylaştırıyor diyenler kadar, tembelleştim galiba diye söylenenlerin sayısı da azımsanmayacak düzeyde. Kafamı kurcalayan bu konu için işin piridir dediğimiz bir arkadaşımın kapısını çaldım. Arkadaşımı ‘dijital dönüşüm yaşayan insan’ diyerek tanımlarsam abartmış olmam. Şimdi size biraz ondan bahsedeceğim. Kendisini 15 yıldır tanırım. Yazar, çizer, bol bol okur ve gezer. Neredeyse dünyanın ücra köşelerine yolculuklar gerçekleştirdi. 5 yılda sanırım 20 ülke gezdi. Çalışmadan ben de gezerim dediğinizi duyarı gibiyim. İşin ucu öyle değil. Kendisi Türkiye’de büyük yatırımları olan global bir şirkette çalışıyor. Peki nasıl mı yapıyor bunu? Dijitalleşerek… Şimdi sözü kendisine bırakıyorum. Kendisi dijitalleşerek hayatını nasıl basitleştirdiğini anlatacak.

**Herkese selam. Pınar biraz durumu abarttı galiba. Aslında hepimiz dijitalleşiyoruz ya da dijitalleştik farkında değiliz. Üstelik bu dönüşüm hayatımızı gerçekten basitleştirdi. Daha basit yaşayıp büyük düşünüyoruz. Hatta büyük adımlar atıyoruz. Mesela bakın Pınar’ın dediği gibi 5 yılda 20 ülke! Nasıl mı? Mobil olarak. Mobilden alıyorum. Mobilden ödüyorum. Mobilden rezervasyonlarımı yaptırıyorum. Mobil iş takibini hiç söylemiyorum. Tüm işlerim mobilde… Aslında ben sizlerden pek farklı değilim. ‘Vay be!’ demenize de gerek yok. Şimdi elinize alın akıllı telefonunuzu ya da tabletinizi ve bakın nasıl basitleşiyor hayatınız. İlk önce alışverişlerinizi, para transferlerinizi, bankacılık işlerinizi, hatta gelecek için yatırımlarınızı taşıyın. Sonrası çorap söküğü gibi gelecek. Pınar hızla adapte oldu sizlere de tavsiye ederim. Sanırım yazıyı bitirmek bu kez bana kaldı. Basit yaşayarak büyük düşünün. Ama mobille…

Evet burada sözü yeniden ben alıyorum… Bu arkadaşımın şöyle bir tezi var: dijital çağ yaşamı basitleştirdi ama daha büyük düşünmemizi sağladı. Çünkü ona göre teknoloji sayesinde basit yaşayıp nakit dolaşımını azaltmak, ekonominin kayıt altına alınmasını da sağlar. Peki dijitalleşme günlük hayatımıza nasıl yansır?

-Her 1 TL’lik nakit kullanımı yerine aynı oranın kredi kartı ile harcanması vergi gelirlerini tam 19 Kuruş artırır.

-Yine her 1 TL’lik kredi kartı kullanımı GSMH’yı 1.75 TL artırır. Büyüyen ekonomi yeni iş fırsatlarını da beraberinde getirir ve işsizliği önler.

-Kartların işlem maliyeti nakite göre üçte bir oranında daha az olduğundan genel ekonomi kağıt yükünden kurtulur, genel GSYİH’e katkı sağlanır.

-Kredi kartı ile yapılan alışverişlerin enflasyonu düşürücü bir etkisi de vardır. Para arzındaki artış aynı dönemde enflasyonu 0,13 oranında artırırken, kredi kartı harcamaları aynı dönem enflasyonu 0,13 oranında düşürür.

-Kredi kartları yeni iş imkânları yaratmaktadır. Kredi kartı harcamalarında meydana gelecek yüzde 1 oranındaki artış istihdamı 5954 kişi artırmaktadır. Kredi kartı harcamalarındaki artışın istihdam üzerindeki etkisi yaklaşık 2.5 yıl sürmektedir.

-Kredi kartı ile yapılan alışverişler sonucu, tüm para hareketleri ekonomik sisteme kayıt olmakta ve tasarruf yatırım akışı hızlanarak ticari faaliyetleri canlandırmaktadır.

-Nakit para yerine kart kullanılması bürokrasiyi azaltarak, tüketicilere yalın bir satın alma gücü yaşatır ve harcamaların kontrolünü sağlatacak bir şeffaflık getirir.

-Üye iş yerleri, potansiyel müşteri kitlelerini büyütür. Yanında nakit parası olmayan müşterilere de satış gerçekleştirebilirler, böylelikle iş hacmi genişler.

-Sattıkları mal ve hizmet karşılığında çok kısa sürede nakit paraya kavuşurken; kasalarında çok ve atıl para bulundurma külfet ve riskinden kurtulurlar.

 

Sevgiyle kalın…

Pınar Akdoğan